![]() |
![]() |
KURAN'DA ÜÇLEME İNANCI REDDEDİLMEKTEDİR İncil'in bütünü incelendiğinde, Allah'ın sonsuz güç ve kudretinin çok sık vurgulandığı, Hz. İsa'nın insani özelliklere sahip mübarek bir elçi olarak tarif edildiği görülür. Üçleme inancını desteklediği öne sürülen birkaç ifadenin ise İncil'in bütünüyle çok belirgin bir şekilde çeliştiği anlaşılır. Kitabın ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak inceleyeceğimiz tüm bu deliller, üçleme inancının Hz. İsa'nın Allah Katı'na alınışından çok sonraları ortaya çıktığını tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Ancak bu bölümlere geçmeden önce üçleme inancının, insanların Hıristiyanlık ve Hz. İsa hakkında en doğru bilgiye ulaşabilecekleri yegane kaynak olan Kuran'da nasıl anlatıldığının üzerinde durmak gerekir.
Hz. İsa kendisine vahyedilen İncil hükümleriyle, tahrif edilmiş Tevrat'ın inançlarını düzeltmiştir. Allah'ın Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e vahyettiği Kuran'da ise, hem İncil hem de Tevrat tasdik edilmekte, ancak bu iki İlahi kitabın sonradan bozulmaya uğrayan yönleri de insanlara haber verilmektedir. Ayette Kuran'ın "şahit ve gözetleyici" olduğu bildirilmektedir: Ayetlerde de görüldüğü gibi İslam dininin Hıristiyanlara karşı çok sıcak bir yaklaşımı vardır; Kuran'da Hıristiyanların ahlakı övülmekte ve onlar daha dindar olmaya davet edilmektedirler. Birçok Kuran ayetinde ise üçleme inancının yanlışlığı bizlere haber verilmektedir. Örneğin Nisa Suresi'nde Rabbimiz şu şekilde buyurmaktadır:
Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah'a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah'ın elçisi ve kelimesidir. Onu ('OL' kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve elçisine inanınız; "üçtür" demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. Allah, ancak bir tek İlah'tır. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır. (Nisa Suresi, 171-172) Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi Rabbimiz üçleme inancının ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu bildirmekte ve bu inancı savunanları hesap günüyle uyarmaktadır. Ayetlerde, Hz. İsa'nın Allah olduğu yönündeki yanlış inançlar açıkça reddedilir. (Allah'ı tenzih ederiz.) Rabbimiz Hz. İsa'ya karşı bu asılsız yakıştırmada bulunan kişilerin küfre saptıklarını bildirir: Andolsun, "Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler küfre düşmüştür. Oysa Mesih'in dediği (şudur:) "Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Çünkü O, Kendisi'ne ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. Zulmedenlere yardımcı yoktur." (Maide Suresi, 72) Ayette de bildirildiği gibi Hz. İsa onların bu yakıştırmalarından uzaktır. O, Allah'ın yarattığı bir kuldur. Rabbimiz'e teslim olmuş, yüksek ahlaklı, alemlere üstün kılınmış, çok mübarek bir peygamberdir. İnsanlara hak dini anlatırken de hep Rabbimiz'in üstün güç ve kudretini ifade etmiş, kendisinin de Allah'ın kulu olduğunu bildirmiştir. Ayette, Hz. İsa için ilahlık iddiasında bulunarak küfre sapanların, Allah'ı da hakkıyla takdir edemedikleri haber verilmiştir: Andolsun, "Şüphesiz, Allah Meryem oğlu Mesih'tir." diyenler küfre düşmüştür. De ki: "O, eğer Meryem oğlu Mesih'i, onun annesini ve yeryüzündekilerin tümünü helak (yok) etmek isterse, Allah'tan (bunu önlemeye) kim bir şeye malik olabilir? Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır; dilediğini yaratır. Allah herşeye güç yetirendir. (Maide Suresi, 17) Ayette haber verildiği gibi tüm insanlar Rabbimiz'in huzurunda aciz ve muhtaçtırlar. Allah tüm kainatı yoktan var eden, tüm varlıklar üzerinde mutlak güç ve hakimiyet sahibi olandır. Canlı cansız herşeyin kontrolü Allah'a aittir. Hz. İsa da Allah'ın yarattığı ve O'na boyun eğmiş bir kul ve Allah'ın elçisidir. Maide Suresi'nde Hz. İsa'nın kendisi hakkında öne sürülen asılsız iddiaları reddettiği ise şöyle bildirilmektedir: Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sen'de olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sensin Sen." (Maide Suresi, 116)
Diğer ayetlerde ise Hz. İsa'nın, insanlara verdiği gerçek mesaj şöyle bildirilmektedir: |
![]() |