"Sapkınlar" ve Ebionlar

Nasraniler, ikinci yüzyıldan itibaren Kilise önderlerinin yazılarında "sapkın" bir mezhep olarak anılmaya başladılar. Kilise'nin önemli isimlerinden biri olan Justin Martyr, MS 150 yılında yazdığı bir metinde, Hz. İsa'yı bir Mesih olarak tanıyan, ancak yine de onu normal bir insan sayan, yani "Tanrı'nın oğlu" (Allah'ı tenzih ederiz) olarak görmeyen, bir mezhepten söz etmişti. Martyr bir konuyu daha vurgulamıştı; bu insanlar üçlemeyi savunan çevreler tarafından kötüleniyorlardı ve iki tarafın arası son derece bozuktu.13
Bundan yaklaşık yarım yüzyıl sonra ise, Katolik Rahip Irenaeus, Adversus Haereses (Sapkınlara Cevaplar) adlı bildirisini yayınlandı. Irenaeus'un en çok yerdiği "sapkın"ların başında da "Ebionim" olarak tanımladığı bir cemaat geliyordu. "Ebionim" kelimesi, İbranice'deki "Ebion" kelimesinin çoğuluydu ve kısaca "fakirler" anlamına geliyordu.



Hani melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O, dünyada ve ahirette 'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır…"
(Al- I İmran Suresi, 45)

Irenaeus'a göre Ebionlar cemaatinin "sapkın" olmasının nedeni ise, Hz. İsa'nın normal bir insan olduğu yönündeki inançlarıydı. Ayrıca yine Irenaeus'a göre, Yahudi hükümlerinin tüm kurallarına hala titizlikle uyuyorlar, öte yandan dört İncil içinden de bir tek Matta İncili'ni kabul ediyorlardı.14 Yazılı kaynaklardan söz konusu Ebionlar cemaatinin Nasraniler olduğu anlaşılmaktadır. Kilise önderleri "Ebion" ve "Nasrani" terimlerini hep aynı topluluğu ifade etmek için kullanmışlardır. Örneğin 4. yüzyılın sonlarında Epiphanius adlı bir Kilise yazarı, yazdığı bir bildiride "Nasrani" ve "Ebion" kelimelerini aynı anlamda ve aynı grubu ifade etmek için dönüşümlü olarak kullanıyordu. Epiphanius'a göre, bu grubun "sapkınlığı" Hz. İsa'nın sözde ilah olduğunu reddetmelerinden ve onu normal bir insan olarak tanımlamalarından kaynaklanıyordu. Epiphanius, bu kişilerin, Kilise'nin onayladığı Yeni Ahit kitaplarını değil, bu kitapların "başka versiyonlarını" kullandıklarını da vurguluyordu.15
Ebionların Hz. İsa'yı bir insan olarak gördükleri, ona ilahlık atfetmek gibi bir inanca sahip olmadıkları, 22 Aralık 2003 tarihli Time dergisinde yayınlanan "The Lost Gospels" (Kayıp İnciller) başlıklı bir makalede de şöyle vurgulanıyordu:
Ebionlar Hz. İsa'ya inanıyor, ancak (araştırmacı) Ehrman'ın belirttiği gibi, 'onu Yahudi kutsal kitabında vaat edildiği gibi, "Yahudilere gönderilmiş Yahudi Mesihi" olarak görüyorlardı. Ebionların inandığı Hz. İsa, Üçleme'nin bir parçası değildi. Onun bir insan olduğunu ve özelliğinin Yahudi şeriatını mükemmelleştirmek olduğunu savunuyorlardı.16
Kudüs'ten ayrılan Nasraniler Suriye taraflarına göç ettiler ve ilerleyen birkaç yüzyılda Mezopotamya'da varlıklarını sürdürdüler. Ancak Nasraniler bir topluluk olarak bu bölgede yaşadılarsa da, Nasrani öğretisi giderek yayıldı ve çok daha uzak coğrafyalara ulaştı. Roma'daki Katolik Kilisesi'nin ulaşmadığı bölgelerde, en azından Hıristiyanlığın ilk dört yüzyılında, Nasrani inancına sahip çeşitli Hıristiyan mezhepleri geliştiler. Nasrani öğretisine sahip çıkan ya da en azından bu öğretiden etkilenen söz konusu muhalif Hıristiyan hareketlerinin en ünlüsü, önceki bölümlerde üzerinde durduğumuz İskenderiye Piskoposu Arius'un adıyla anılan "Ariusçuluk" hareketiydi.
11. Nasrani terimi, Yeni Ahit'in Elçilerin İşleri kitabında geçer. Burada gelenekçi Yahudiler, Hz. İsa'nın öğrencilerini tanımlamak için "Nasrani tarikatı" deyimini kullanırlar. (24:5) Terim, döneme ait Yahudi ve Hıristiyan kaynaklarında da geçmektedir.
12. Tevrat'ta Hz. Musa'nın şöyle dediği yazılıdır: "Allah'ınız olan Rab size, kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onun size söyleyeceği her sözü dinleyin. O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrı'nın halkından koparılıp yok edilecektir." (Tesniye, 18:15)
13. Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 136
14. Irenaeus, Adversus Haereses, 1:26; Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 136
15. Epiphanius. Contra Octoaginta Haereses, xxx, s. 45; Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln, The Messianic Legacy, s. 137
16. David van Biema, The Lost Gospels, Time, 22 Aralık 2003