 |
Hz. Yahya'nın doğumu da Allah'tan bir mucizedir
Üçleme inancının sözde dayanaklarından biri de Hz. İsa'nın hayatındaki mucizelerdir. Gerçekten de Rabbimiz Hz. İsa'ya olağanüstü mucizeler vererek lütufta bulunmuştur. Bu kutlu insanın doğumundan Allah Katı'na alınışına kadar geçen zaman hep mucizelerle doludur. Bunlardan biri de Hz. İsa'nın babasız bir şekilde dünyaya gelmesidir. Hz. İsa'nın doğumu gerçekten de Rabbimiz'den çok büyük bir mucizedir. Cebrail'in Hz. Meryem'e "düzgün bir insan" şeklinde görünmesi ve ona Allah'tan bir mucize göstermesi Kuran ayetlerinde detaylı olarak tarif edilir. Hz. Meryem kendisine hiçbir insan dokunmadığı halde, Allah'ın dilemesiyle Hz. İsa'ya hamile kalmıştır. Onun hamileliği dünyadaki tüm sebeplerden bağımsız olarak, mucizevi bir şekilde gerçekleşmiştir:
O: "Benim nasıl bir erkek çocuğum olabilir? Bana hiçbir beşer dokunmamışken ve ben azgın utanmaz (bir kadın) değilken" dedi. "İşte böyle" dedi. "Rabbin, dedi ki: -Bu Benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve Biz'den bir rahmet kılmak için (bu çocuk olacaktır)." Ve iş de olup bitmişti. Böylelikle ona gebe kaldı, sonra onunla ıssız bir yere çekildi. (Meryem Suresi, 20-22)
Ayetin açık ifadesinden anlaşıldığı gibi Hz. İsa, bilinen sebeplerin dışında bir yaratılışla; babasız olarak dünyaya gelmiştir. Allah, o doğmadan önce, birçok özelliğini ve onu insanlar için bir rahmet olarak gönderdiğini melekleri aracılığıyla annesi Hz. Meryem'e bildirmiştir.
Demişti ki: "Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)... Onu insanlara bir ayet ve Bizden bir rahmet kılmak için (bu çocuk olacaktır)."… (Meryem Suresi, 18-21)
İşte bu mucizevi yaratılış üçleme inancının sözde delillerinden birini teşkil eder. Hz. İsa'nın doğumundaki olağanüstülük apaçık bir gerçektir. Ancak Kuran'da Hz. Yahya'nın da yine mucizevi bir şekilde dünyaya geldiği haber verilir. Ayetlerde kendisine bir mirasçı vermesi için Allah'a dua eden Hz. Zekeriya'nın duaları şu şekilde bildirilir:
(Bu,) Rabbinin, kulu Zekeriya'ya rahmetinin zikridir. Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman; Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben Sana dua etmekle mutsuz olmadım. Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana Kendi Katı'ndan bir yardımcı armağan et. Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan(lardan) kıl." (Meryem Suresi, 2-6)
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim, bana Katı'ndan tertemiz bir soy armağan et. Doğrusu Sen, duaları işitensin" dedi. (Al-i İmran Suresi, 38)
Ayetlerde de bildirildiği gibi normal şartlar dahilinde Hz. Zekeriya'nın çocuk sahibi olması mümkün değildir. Ama o kendisine bir yardımcı ve mirasçı vermesi için Rabbimiz'e samimi bir kalple dua etmiştir. Rabbimiz'in, bu kıymetli insanın duasına verdiği karşılık ayetlerde şu şekilde bildirilir:
(Allah buyurdu:) "Ey Zekeriya, şüphesiz Biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; Biz bundan önce ona hiçbir adaş kılmamışız." (Meryem Suresi, 7)
O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler. O, Allah'tan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir." (Al-i İmran Suresi, 39)
Rabbimiz Hz. Zekeriya'yı ismi Yahya olan bir çocukla müjdelemiştir. Bu da Hz. İsa'nın doğumu gibi mucizevi bir durumdur. Çünkü hem yaşları itibariyle hem de sağlık nedenleriyle Hz. Zekeriya ve eşinin çocuk sahibi olmaları mümkün görünmemektedir. Nitekim Hz. Zekeriya da bu müjdeyi duyduğunda "...Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım." (Meryem Suresi, 8) şeklinde bir karşılık vermiştir. Ancak tüm kainatı yoktan var eden Rabbimiz herşeye güç yetirendir, O, sonsuz kudretiyle, dilediği herşeyi "Ol" demesiyle yaratma gücüne sahibidir. Ayetlerde şu şekilde haber verilir:
(Ona gelen melek:) "İşte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: Bu Benim için kolaydır, daha önce sen hiçbir şey değil iken, seni yaratmıştım." (Meryem Suresi, 9)
Dedi ki: "Rabbim, bana gerçekten ihtiyarlık ulaşmışken ve karım da kısırken nasıl bir oğlum olabilir?" "Böyledir" dedi, "Allah dilediğini yapar." (Al-i İmran Suresi, 40)
İncil'de de Hz. Yahya'nın doğumuyla ilgili benzer bir anlatım yer almaktadır:
Bu sırada, Rab'bin bir meleği buhur sunağının sağında dikilip Zekeriya'ya göründü. Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı. Melek ona, "Korkma, Zekeriya" dedi, "Duan kabul edildi. Karın Elizabet sana bir oğul doğuracak, onun adını Yahya koyacaksın. Sevinip coşacaksın. Birçokları da onun doğumuna sevinecek. O, Rab'bin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh'la dolacak. İsrailoğullarından birçoğunu, Tanrılar'ı Rab'be döndürecek. Babaların yüreklerini çocuklarına döndürmek, söz dinlemeyenleri, doğru kişilerin anlayışına yöneltmek ve Rab için hazırlanmış bir halk yetiştirmek üzere, İlyas'ın ruhu ve gücüyle Rab'bin önünden gidecektir." Zekeriya meleğe, "Bundan nasıl emin olabilirim?" dedi. "Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi." (Luka, 1/11-18)
Rabbimiz Hz. Zekeriya'ya Kendi Katı'ndan bir mucizeyle Hz. Yahya'yı armağan etmiş, bu mübarek insana çocuk yaşında itaati sevdirmiş, hikmet, sevgi duyarlılığı ve temizlik vermiştir. Ayetlerde Hz. Yahya için şu şekilde buyurulmaktadır:
... O, çok takva sahibi biriydi. Ana ve babasına itaatkardı ve isyan eden bir zorba değildi. Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağı gün de. (Meryem Suresi, 13-15)
Ayetlerde de görüldüğü gibi Hz. Yahya'nın doğumu büyük bir mucizedir. Allah dünyevi sebeplerden bağımsız olarak Hz. Zekeriya'ya bir oğul armağan etmiş, duasını kabul ederek ona Hz. Yahya'yı mirasçı kılmıştır. Bu müjdeyi Hz. Meryem'e olduğu gibi Hz. Zekeriya'ya da bir melek aracılığıyla bildirmiştir. Hz. Zekeriya'nın hanımının hamile kalmasını gerektiren şartlar mevcut değildir. Dolayısıyla Hz. Meryem'in Hz. İsa'yı dünyaya getirişiyle Hz. Yahya'nın durumu arasında büyük bir benzerlik vardır. Bu durum, üçleme inancının sözde dayanaklarından birinin daha geçersizliğini ortaya koymaktadır.
|
 |